ONLINE TAKSİT SORGULAMA

Ev ve Şehir Seminerleri – 21 “Toplumsal Belleğimizde Süregelen Mahalle”

1 Aralık 2017

Doç. Dr. İmre Özbek Eren, mahallenin bir nesne olmaktan öte, temelinde insan ve toplumun yer aldığı, her defasında “yerine özgü" bir şekilde yeniden kurulan, dinamik ve özgün bir yapı olduğunu vurguladı.
 
TOKİ Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı’nca 21’incisi düzenlenen Ev ve Şehir Seminerlerinde ”Mahalle” olgusu çok boyutlu olarak ele alındı. . “Modern Sonrası Dünyada Gelenekselin İzlerini Aramak… Mahalle: Dün, Bugün, Yarın” konulu seminerde konuşan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İmre Özbek Eren, küreselleşen dünyada bir “Mekânda” olmanın önemini koruduğunu belirtti. Eren, başkalaşan kentte birtakım bileşenleri çözülen mahallenin, toplumsal yaşamda ve kentsel mekânda hâlâ bir karşılığı ve derinliği olduğunu anlattı.
 
BİR YERE AİT OLMA TEMEL İHTİYAÇ
İmre Özbek Eren, yaşamsal bir varlık olarak ortaya çıkan mahallede, küreselleşen dünyayla birlikte kuramsal, toplumsal, sosyal ve mekânsal bir değişimin söz konusu olduğunu söyledi. Geleneksel dünyadaki benzer dinamikleri ve günlük ritüelleri yaşayan bir toplum olmadığımıza, farklı toplumsallıkların ve paylaşımların olduğuna dikkat çeken Eren, toplumsal belleğimizde süregelen bir mahalle olduğunu söyledi. İnsanın toplumsal olma, bir yere ait olma gibi temel ihtiyaçlarının, mahalleyi hâlâ önemli kıldığına değinen Eren, “Evi, sokağı, yeşili ve insanıyla birbirini bütünleyen geleneksel mahallenin, yaşama, hangi boyutlarıyla anlam kattığını görebilmemiz lazım. Bunun için de gelenekselden bugüne uzanan bilgileri doğru okumamız ve yorumlamamız gerekiyor” dedi.
 
“MAHALLE BİR ZİHNİYET ARAŞTIRMASI”
Bugün mahalleye dair doğru bir okuma yapabilmek için geleneksel mahallenin kendi zamanında ve uzamında ürettiği değerler sistemi ile kültürel ve sosyo-ekonomik özelliklerinin modern paradigmayla değiştiğini görmenin önemli olduğunu söyleyen Eren, “Bu süreçteki kırılmaları doğru anlarsak, ileriye dair söz söyleyebiliriz” diye konuştu. Mahallenin bir zihniyet araştırması olduğunu belirten Eren, “Mahalleyi, yalnızca biçim, toplumsal bilgi ve kültür üzerinden okuyamayız. Mahallenin derin bir dünya görüşüne dayanan bir arka planı var. Bu arka planın dayandığı zihniyeti doğru anlamak gerek” diye konuştu.
 
DEĞİŞİMİ DOĞRU OKUMAK
Modern kent planlama mantığının benimsenmesi ve kullanıcı beklentilerinin farklılaşmasının, geleneksel mahalleyi ve oda ile sofadan oluşan eski evleri değiştirdiğini söyleyen Eren, bu değişimin sebep olduğu çözülmeleri iyi analiz etmek gerektiğini belirtti. Eren, “Zamanında kendi gelenekleri ve ritüelleriyle kurulan mahalleleri kopyalamak yerine, yeni kazanımlarla yeniden yorumlanan mahalleri kurmalıyız” dedi.
 
İmre Özbek Eren, konuşmasına şöyle devam etti: “Toplumsal olanın şekillendirdiği mekân, insan ilişkilerini besliyor. Mahalle, insanın ruhuna ve yaşantısına sirayet ediyor. Toplumsal ritüelleri besleyecek ortak değerler ile bugünün insanını ve toplumunu doğru çözümlemeliyiz. Mahalleyi canlı kılan, toplumsal dayanışmanın dayandığı ortak ritüelleri paylaşmaktır. Mahalleyi, kaliteli ve konforlu evler özelinde değil de, işte bu eksende yorumlamalıyız.”